Kayıtlar

1 MAYIS' IN TARİHÇESİ

Resim
Tüm dünyada işçiler ve emekçiler tarafından coşkuyla kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı (bir diğer adıyla Emek ve Dayanışma Günü) nasıl ortaya çıktı ? 18. yüzyılda Sanayi Devrimi ile değişen çalışma hayatıyla Avrupa’da burjuva ve işçi sınıf ayrımı ortaya çıktı. Kadınlar ve çocuklar da dahil günde 14 - 15 saat çalışıyorlardı. Çalışma hayatlarında hiçbir hak ve güvenceleri yoktu. Avusturalyalı işçiler 1856 yılında 8 saatlik iş günü için birlik oldular. Çeşitli toplantılar, eylemler düzenlediler. Bir günlük iş bırakmaya karar verdiler ve bu gün 21 Nisan oldu. Bu iş bırakma kutlamasının sadece o yılda yapılması planlanmıştı yani geleceğe yönelik bir durum söz konusu değildi. Ancak 21 Nisan günü öyle çok işçiden ilgi gördü ki her yıl tekrarlanmaya başladı. İşçilerin bu birliği oldukça heyecan vericiydi ve zamanla tüm dünyaya yayıldı. Avusturalya’daki işçi dayanışmasını izleyen ilk ülke Amerika oldu. 1 Mayıs 1886’ da yarım milyona yakın işçi günlük 8 saatlik çalışma talebinde

İYİ BİR BİLİMSEL YAZI İÇİN ÖNERİLER (KİTAP İNCELEMESİ)

Resim
Yazmayı sevsek de sevmesek de hayatımızın bir noktasında mutlaka yazı yazma gereksinimi duyarız. Mesela öğrencilik hayatımız boyunca en kötü bir kere de olsa yazı yazmamız gerekir. Ödevler, sunumlar, bitirme tezleri derken bilimsel nitelikte yazılar yazmaktayız. Özellikle sosyal bilimlerde yazı yazmak bir zorunluluktur. Çünkü sosyal bilimler yazarak nesilden nesile aktarılır, kalıcılığını korur. Bu yazımda da sizlere daha çok sosyal bilimlerde nasıl iyi bir yazı yazacağınız hakkında öneriler vereceğim. Bu yazımın kaynağı Deirdre N. McCloskey - İktisadi Konular Hakkında Yazmak isimli kitap. Sadece iktisat değil sosyal bilimlerle ilgilenen herkesin okuyabileceği bir kitap.  Yazar ilk önce, yazmak için okumanın gerekli olduğunu söylüyor. Bilimsel bir yazı için okumak kaçınılmazdır zaten. Literatür taraması dediğimiz kaynak taraması bilimsel yazının ön koşuludur.  Yazmaya başlamak için tarama aşamasını bitirmeyi beklememeliyiz. Tarama aşamasına devam ediyorken aklımızda bir fikir, cümle va

GELİR DAĞILIMI VE TÜRKİYE' DE BÖLGESEL GELİR EŞİTSİZLİĞİ

Resim
  Gelir dağılımı, milli gelirin bireyler, hanehalkları, bölgeler veya sektörel gruplar arasında paylaştırılmasıdır.  Gelir eşitsizliği ise Sanayi Devrimi ile ortaya çıkmıştır. 1980’li yıllar itibarıyla liberal politikalar etkisiyle gelir eşitsizliği giderek artmaya başlamıştır. Türkiye’de de bu süreçten itibaren bölüşüm sorunu artış gösterme eğilimine girmiştir. Günümüzde ise toplumsal refahı tehdit eden ve acilen çözülmesi gereken bir sorun haline gelmiştir. Gelir dağılımı beş kategoriye ayrılır. Fonksiyonel gelir dağılımı, Bireysel gelir dağılımı, Bölgesel gelir dağılımı, Sektörel gelir dağılımı ve Gelirin İkincil dağılımı. Ben hepsini teker teker açıklamayacağım. Sadece bu yazımda üzerinde durduğum Bölgesel ve önemli gördüğüm İkincil dağılımı tanımlayacağım. Bölgesel gelir dağılımı, bir ekonominin milli gelirinin bölgeler arası dağılımını gösterir. İkincil gelir dağılımı, devletin maliye politikaları ile gelir dağılımına müdahale etmesidir. Vergi yapısının değiştirilmesi, ye